Evim dediğin yerde karton bardakta kahve içmenin hüznü var bu sabah üzerinde..
Eşyaların bavulda yatak odası toplanmamış salon halısız kitaplar kolilenmiş gitmeye hazır bir vaziyette peki ama ne zaman ve nereye? Hazırlıksız hesapta olmayan on ikinci taşınma beş sene de on iki ev bir dolu anı birbirinine benzeyen taşınma sebepleri İNSANLAR..
Sanırım insanlar içinde iyileşemeyen bir yanın var seni hasta olarak bırakmaya yeminli bi dolu insan.İnat ediyorsun onlarla yaşamaya her sonuç hayal kırıklığı.Sokakta yürürken partide eğlenirken kafede çay içerken insanlarla kusursuz bir iletişimin var ama evinde yalnızlığını paylaşmayı sevmiyorsun kapını kapattığında kendin dışında kimseyle yaşayamıyorsun ama bahçede onlarla olan uyumun kusurlarıyla mükemmel bir hal alıyor..
Kabul et kendinle kurduğun iletişimi kimseyle kuramayacak oluşunu kendine anlattıklarını kimsenin dinlemeyecek oluşunu çünkü herkes hasta,yorgun,bencil,acısı olan,anlatmayı seven,dinlemekle işi olmayan,anlamaktan kilometrelerce uzak..
Sanırım biz bu devrin anlatmaya aç anlamaya kör insanlarıyız.Belkide bu durum bizi sokakta kalabalık ama evlerimizde yalnız kılıyor.Belkide bu yüzden kendimizi kaç köyden kovarsak kovalım ait hissedeceğimiz yeni bir köy asla bulamayacağız..
Beton ormanlarda robotlaşmış düşüncelerimizle çürümeye devam sevgili dostlarım..

Yorum bırakın