
Son bir sigara daha.. Üşengeçliğime, kırıcı dilime, yeniden doğmaya kalkışıp huzursuzca uykuya dalışlara, kimliğim olan öfkeme, alışkanlık edindiğim hastalıklı davranışların durmadan kendini tekrar eden döngüsüne bir son vermek için son bir sigara daha..
Aylardır sersemleştiren depresyonun ve düşünce bataklığının içinde yüzmeyi öğrenmeye çabalayıp her seferinde boğuluyorum. Son dokuz aydır her sabah yeni alışkanlıklar edinmeye açık vaziyette uyanıp öğleninde siktir et deyip uyuyorum. Son iki aydır da güneşin batışı güne doğuşumu simgeler oldu. Peki bunlar kimin umurunda? Görüyorum ki en azından artık benim değil.. Sancılı geçen doğum gibi benden geriye kalan kırıntılarla yeni bir beni doğurmak, aman ne akıllıca bir seçim.. Sigaram bitmek üzere, müziğin sesi varla yok arası, kafamdaki seslerle kavgam hala devam ediyor. Tamam ama bunlar artık kimin umurunda? Günlerdir sadece gelinen noktanın sonuçlarını yaşıyor olmak ne kadar umurumda değilse işte bunlarda o kadar umurumda değil..
Yapılan seçimlerin sonucu sevgili dostum ikimizin öngördüğünden çokta farklı değil. Sadece hesapladığım miktarın az fazlası öfkeliyim diyelim.. Son konuşmamızda dün yaptıklarımızın bugün nelere dönüşeceğini hesaplamıştık. Bilmeni isterim ki sana sessiz kalarak konuştuğum defterin tam ortasında komutansızım. Hesaplarımızın virgül kayması önüme çıkan birkaç virajdan ibaret şimdilik lakin bilesin ki bu virajlar bana direksiyonun her hücresini daha iyi kavramamı sağladı. Gerçek ve yanılgının yaratacağı kaosta kimin topacı durursa gerçeğin içine uyanacaktık diye tartışmıştık daha doğrusu sen bunu sana özel sanıyordun ve kedininkinden pek bir emindin, kahvemizde son yuduma yaklaştığımız gün. O da sükutun sarayında benim gerçekliğimin bir sırrıydı diyelim. Bu arada senden uzun süre haber alamıyor oluşun getirdiği hüzünlü ve küflenmeye yüz tutan günler var..
Bu süreçte anksiyetemle hangi rengin daha iyi gittiğini öğrenmiş bulunmaktayım..Kelimelere temasımı yitirmeye ramak kalmıştı aslında. Son birkaç gün ise hapishane saydığımız yol kenarlarını çizgilerinin dışında yürüyorum.. Melekler ve şeytanlar koyun koyuna buralarda, bu beni yorsa da kaçak bir burjuva olarak göğe baktığım son dakikalar belki de. Kızgın bir devrimci gibi tekrar kalkabilmek için ayağa her salise beyin hücrelerime Tesla’nın orduları hücum ediyor.. Anlam kaymasının bol olduğu bir mektubun son düzlüğündeyiz sevgili dostum umarım oralar iyi gelmiştir sana.. Buralarınsa fetret devri bitmek üzeri bil istedim..
SEVGİLİLERİMLE..

Yorum bırakın