..HAKKIMDIR BU DİK DURUŞ, DİK GÜLÜŞ..

Depresyon tanım ilk konulduğunda 23-24 yaşlarındaydım 6 aylık bir tedavi süreci geçirdim. Benim için, inkar mekanizmam için zorlu bir 6 aydı.. 
Benim için önemli değildi ya da o an için, sadece basit bir gripten farksızdı. Sanıyorum o dönemler bu yüzden çok üzerine düşmedim..
6 ayın sonunda tedaviye doktor kontrolü olmadan bıraktım. Bu durum ikinci bölüm için beni en çok zorlayacak süreci başlattı..

Yaş 28 olduğunda tetiklenmelerin verdiği yetkiye dayanarak yeniden başlayacaktım tedaviye.. Tabi yaşanılan gün sayısı, yaşadıklarımızın çok daha azını temsil ediyor.. 

Aslında 2023 diğer yılların aksine umuttan bahsedeceğimiz bi yıl olmalı diye başladı. Hayatın içinde her şeyin olduğu gerçeğini atlamaya çalışarak. Öyle de yaptım. Öyle de yazdım. Ama dün, hiç beklemediğim yerden, hiç beklemediğim şekilde tetiklenip bir atak geçirdim. Uzun zamandır kontrol elimdeyken, bu durumun kontrolü eline alması beni tekrardan klavye başına oturttu..

Kendimin her parçasını itinayla incelemeye koyulduğum bu zaman zarfına inat her parçamı, itinayla yeniden inşa ettim. En azından hasarlı birçok bölümünü. Atlarının mirasının üzerine 25 yıllık bir yapı inşa etmiş birinin, 3 yılda neleri inşa ettiğini görseniz sadece sessizce alkışlar ve inanmaya başlardınız istediklerinize ulaşabileceğinize..

İki aylık süreç sonunda tam 29 olacağım. Dönüm yaşlarının en sancılılarından birisi daha.. Her yaşımın dileği değişmeksizin hep aynıydı; sevdiklerimin elinden tutabilmek, gülümsemenin eksik olmadığı ve 150 milyon dolarlık bir çek.. Ama ölümü de gördüm hastalığı da, vedayı da gördüm terk edilişleri de.. Bu yaşım için tek bir dileğim var, kendimi kendime armağan edebilmek. Durmaksızın bunun için çalışıyorum desem sevgili okur, yalan söylemiş olurum. Duruyorum çünkü.. Okumuyorum kitap falan, kemanımla ten uyumumuz kaldı mı hatırlamıyorum.. Bazı günleri sadece yaşamak için yaşıyorum hatta.. Duygularımı anlamak için dinliyorum, tepkilerimi görebilmek için izliyorum..

Hayatın beni kışkırtmalarına karşın yoğun tepkiler veren ben, şimdilerde iliklerime işlemesine izin verdiğim sakinliği öğreniyorum.. Hayatın tam da bana göre bir mizacı var, sanırım yetki bende olsa ben de kendisiyle aynı yükseklikte eğlenirdim.. Bunu görmeye başladığımdan beri tavırlarım naifliğini kaybetse de, kahkaham keskinleşti.. Elbette daha öğrenecek çok şey olduğunu hatırlamam içinse dün atak geçirmeme izin verdi..

Dün yazarken etiketlerden sıyrılalım demiştim. Etiketli konuştuğumu, elimden tutan sayesinde hatırlattı.. Dünya hassas kalpler için cehennemdir, diyen yazara teşekkürler.. Ne zaman cehennemimi keşfettim işte o an bu andır, neyden yaratıldığımı ve neyin yanında olduğumu daha iyi anlıyorum..

Bu hastalık bana iyileşmek zorunda olmadığımı gösterdi, kendisiyle daha da eğlenebileceğimizi öğretti. İnsanların gözlerinin ta içine bakmayı öğretti. Aynadaki yansımaya daima kadeh kaldırmam gerektiğini hatırlattı. Solup giden neşemi, başkalarına emanet etmememi tembihledi.. 

Dün bir gram sevilebilme ve görülebilme umuduyla, atak geçirir geçirmez eve gelmek yerine sokakta kalışımın tam nedeni de buydu sanırım.. Kendimin en karanlık, en çirkin yüzüne bakabilme cesareti gösterdim. Bunu yazarken bile tüylerim tepki veriyor. Ama sevgili kendim, inkar evrensinin en dibini sıyırdık, yüzleşebilmek bizim ilk devrimimiz oldu..

Belirsizliğin içinde yalpalayıp duruyorum, şimdilik. Öyle derin bir maden keşfettim ki kendimde ona sahip olana de kazmaya devam edeceğim..

Ölümden dönmüş, iyileşebilmek için günde 7 tane ilaç içmiş, sevdiği dostunu toprağa vermiş, ailesinin kaybetmenin eşiğine gelmiş birini inkar etmekten ne kurtardı! Hayatın dönüm noktası sayılabilecek tecrübeleri edinmiş, edinmeye devam etmiş birini bu keşfe ne itti! 

Nezaketi ve merhameti her şeye rağmen korumuş, güvenmekten ve sevmekten vazgeçmemiş birini dönüştürmek için insanların sıraya girdiği bir dünyada kendi olabilmeyi başarmış birine tıp hasta derken, kişi bunu kabullenip yapayalnız mücadele verirken, insanlarsa onu yalnız bırakmaya devam ederken ne oldu da direnmeyi bıraktı!

AŞK VE DELİLİK..

Hepimiz bataklıkta yaşıyoruz ama bazılarımız yıldızlara bakıyor demiş yazar. Ve ekliyorum ben de, sadece deliler ve aşıklar o yıldızları görebilir.. Bunca körlüğün arasında, yıldızlara bakabilme cesareti gösterebilen herkese..

..SEVGİLERİMLE..

Yorumlar

Yorum bırakın