
Peki ya bir pencere mani olabilir mi hiç yağmura?
İki şeyi öğrenmem gerekiyordu, öğrendim. Birincisi yavaş yavaş olacağı, ikincisi sabretmeyi.. Acı çekmeye izin vermeseydim bunu anlayamayacaktım.. Bütün olasılıkları değerlendirdim. Tüm saat evrelerinde gün ve gün köprüyü ziyaret ettim.. Aradım, bekledim, sevdim, sevildim, sabrettim, sabahladım.. Önce inkar ettim, sonra kavga ettim, yavaş yavaş kabullendim sonra.. En derine dalmaktan kaçtım başlarda, yüzeyde hava bozdu, ben yine de direndim.. Kızdım, korktum, kırıldım biraz da.. Ama en çokta anladım.. İçimde anlamaktan başka bir şey kalmayana kadar tüm duyguların kökünü kazıdım. Kazıdıkça korktum, korktukça kayboldum, kayboldukça buldum sonunda.. Kibrimi, egomu, kimliğimi, güdülerimi, değer yargılarımı, bir bavula koydum. Kulaklığımı takmadan, nefesime darbeler indiren düşüncelerim sesini açarak yürüdüm köprüye kadar..
Her şey önümden akıp gitmeye başladı, yavaş yavaş.. Kontrolü kaybetmeden, hazmederek ve sabırla izledim, dinledim ve anladım..
Neden blog sayfamın adını yıldızlararası koyduğumu, bir köprüyü ve mezarlığı neden mabedim yaptığımı, sırlarımı neden hep dilimin ucunda taşıdığımı, neden keman çalmaya büyük bir arzu geliştirdiğimi, neden kaotik bir işte çalıştığımı, neden ilişkilerimi gitmeyi seçenlerle kurduğumdan, memleket meselelerine neden kafa yorduğumu, neden aylaklık ettiğimi, bağımlılıklarımı, uzun uzadıya kurulan cümlelerimi, her an dansa hazır bir halde beklediğimi, şarkılardan bir dünya inşa ettiğimi, oyunlardan hiç vazgeçemediğimi..
En çokta bizi anlıyorum.. Neden karşılaştığımızı, neden kalamadığımızı birbirimizde. Neden kaçmak için savaştığımızı, biz savaşırken insanları ne kadar çok eğlendirdiğimizi.. Şimdi yolumuzun kesişmesinin tek yolu rastlantı olacak seçimler yaptığımızı..
Kaosa giren insanla kaostan çıkan insanın bir olmadığını anlamam zaman aldı.. Bu anlam bizi nereye götürür şimdilik bilmiyorum. Her olasılığın tek tek icabına baktım, zarlarımı attım. Şimdi sıra hayatta bu kumarı kim kazanır bilmiyorum, ama biz kaybedenlerden olmayı seçtik artık biliyorum.. Bazen toparlamak için tamamen dağıtmak gerekiyormuş, tamamen dağıttım.. Kontrol,1-2.. 1,2,3,4.. Nefesim elementlerin efendisi olmak için büyük bir savaş verdi. Şimdi kendi ritmine sahip. Artık kontrol kimin elinde umurumda değil….
Elveda ve yapılan tüm danslar için teşekkürler..
..SEVGİLERİMLE..

Yorum bırakın