..İÇİMİZDEKİ ŞEYTANDAN LALELİ’YE..

Dünde yaşanmış olan kabulüm, bugün olan hep daha iyisi, yarın olacak olansa başımla beraber..

Zaman telaşına kapılmasaydık yine aynı şeylerin peşinde hınçla koşar mıydık? Her şey aynı anda gerçekleşse, bir seçimin sonucunda doğacak tüm varsayımlar aynı anda gerçeklik kazanmış olsa, sistemi kökünden çürütecek o kaos bize istediğim huzuru verir miydi? Ya da insan olmanın dayanılmaz acizliğinde yeni yolların umuduna mı sevk ederdi bizi?

Utanç, pişmanlık ve çaresizliğin pençeleri geçmeseydi etimize cesaretin önemi olur muydu mesela? Ya da cesur dediklerimiz adım atabilme cüreti gösterenler mi, yoksa seçimlerinin sonuçlarında sorumluluk alabilecek olanlar mı?

Mutlak bir doğru yok, mutlak bir iyilik ya da kötülükte yok. Siyah ve beyazın birleşim kümesinde grilikler var mesela.. İşte okumak, sorgulamak, yüzleşmek en çokta, bilgeliğin yolu mu bilmiyorum ama lineer ilerlemeyen hayatın ne olduğunu sana gösteren kısmın bu olduğunu biliyorum..

Geçmişinle tanışma fırsatın ya da böyle bir merakın oldu mu? Kendi kısıtlı ömrünün varlığından bahsetmiyorum sadece, anne babanın ve onların anne babasının aynı zamanda.. Herkesin hikayeleri parmak içi kadar eşsiz olsa bile her hikaye ellerin birbirine kavuşması kadar bağlı aynı zamanda birbirine.. Adaleti yok ederek mi sağlamak istersin cezasını almasını izleyerek mi hatta adaletin yerini bulmasını isteyebilecek kadar yüce gönüllü müsün, dans etmeyi sever misin mesela eşlik eder misin ritme yoksa sadece izleyenlerden misin hatta sever misin müziği, matematikle çözebileceğin sorunlar olsa mesela kendini trigonometriye adar mıydın ya da görmezden gelir matematiğe olan önyargından dolayı sorun yok mu diyenlerden mi olurdun, örneklerin boku çıkmadan burada bırakalım..

İzlerini taşıdığımız şeyler sadece bizim eylemlerimizin sonucu değilse eğer gerçekten özgürleşmek tam olarak mümkün müdür kendimizden? Her seçimimizin temelinde bilincimiz yatmıyorken, sonucuna tamamen bizim katlanmak zorunda kalmamız bizi bilge mi yapar yoksa hayatın bize attığı kazığın sonunda bu bilgelik işi bir kılıf uydurma bir avuntu mu?

İçinizdeki şeytanın fısıltısı meleğin çığlığını bastırdığında, aynaya bakıp o şeytanı sahiplenebilecek olmak beni tam olarak kim yapar? Madalyonun iki yüzüne de sahipken.. Dualite dünyasında kendimin dilemmasıyla baş başayım..

İki tane aslan varmış; biri karanlık biri aydınlık, biri iyi, biri kötü. Hikaye bu ya bir anda kavgaya tutuşmuşlar.. Peki sence hangisi kazanır?

..SEVGİLERİMLE..

Yorumlar

Yorum bırakın